Her gün aynı saatte, çalan alarma söverek, gözlerin yarı açık yatağından çık. Dakikalarca bugün ne giysem diye düşünerek boş boş dolaba bak. Servise geç kaldım korkusuyla koşa koşa evden çık. Durağa vardığında servisin hala gelmediğini gördüğünde yine boşuna koştum diye kendine söylen. Servisin hala gelmediğini görünce, kendine küçük heyecanlar yarat, bakkala koş. Her gün aynı saatte aynı şeyi yapan bakkala hızlı bir günaydın de, kahveni al, koşarak durağa geri dön. Servis geldiğinde ulan ya yer yoksa endişesi ile servis kapısında kuyruğa gir. Servise bin, en sevmediğin insanın yanındaki tek boş yere otur. Bugün bir iki sayfa kitap okuyayım diye kitabını aç ve on dakika geçmeden mide bulantısı nedeniyle kitabı bırakıp uykuya dal. Sıcaktan bunalmış bir şekilde, klimayı açmayan servis şoförüne söylenerek uykundan uyan. Her sabah seni şirketten uzakta bırakan şoföre küfrederek servisten in. Kahvaltı edecek vaktin olduğunu görünce bir anlığına mutlu ol, küçücük tosta vereceğin beş lira aklına gelince vahlanmaya başla. Kahvaltı için aynı insanlarla aynı yerde otur. Saatin dokuz olduğunu görünce, zorla yerinden kalk ve şirkete git. İşini yap, yazılımcaya dert anlat, çoğu zaman söv. Saat 12’ye yaklaşınca yemekhane kuyruğuna neden olanlara çemkirerek yemekhaneye in. Kuyrukta beklediğin dakikalar boyunca çemkirmeye devam et. Bir sonraki gün daha erken gelmenin planlarını yap.
Yemek sonrası, tenefüs yerine dönen bahçeye çık. Kalabalıktan duracak yer bulamayınca bir kez daha söv. Öğlen arasında güzel bir kahve içememene, güneşi görememene, rahatça oturup dinlenememene söv. Bire kadar kendini oyala, saat bire varınca, asık suratla masana dön. İşini yap, iş koluna söv, sisteme söv, toplantıya gir diğer ekibe söv. Saat beşe yaklaşınca trafiğin derdine düşmeye başla. On dakikada bir ibb’nin sitesini sayfayı yenileyerek kontrol et. Kırmızıların arttığını gördükçe, trafiğe söv, özel araçlılara söv, belediyeye söv. 6’ya doğru kıpkırmızı olmuş yolları görünce mesaiye kalmayı düşünmeye başla. Yemişim trafiği diye atarlan, serviste uyurum en azından diye düşünüp servise git. Mesai altıda bitmesine rağmen altı buçukta kalkan servise, düzene söv. Servise bin. Terden bunalınca sabah kaldığın yerden servis şoförüne sövmeye devam et. Yirmi dakikalık yolu bir buçuk saatte gidince trafiğe biraz daha söv. Servisten inerken, akşam ne yiyeceğim diye düşünmeye başla. Yemek yapmaya üşen, para harcamaya üşen. Köşedeki çiğ köfteciden dürümünü ayranını al. Çiğ köftecinin yeşillik istemiyorum dediğinde suratında oluşan ifadeye atarlan. Evine git, ne yapacaģını bileme, yapmak istediklerin arasından bir aktivite seçeme, mal mal yat. Evin içinde dolan, balkona çık, odana geç. Bir film mi izlesem diye bilgisayarın başına geç. Ne izleyeceğine karar vermeye çalışırken, geçen bir saatin farkına varıp kendine söylen. Film izlemekten vazgeç, yatağa yat ykuya dal. Telefon çaldığında, söverek uyan.

Reklamlar