Hiçbir şeyi düşünmeden öylece oturabilmek için balkona çıktım. Dışarının soğukluğuna aldırmadan, üşüdüğümü de düşünmemek için kafamı kaldırıp gökyüzüne bakmaya çalıştım.13 katlı bloklardan oluşan bir sitede yaşayınca bu pek mümkün olmadı tabi. Bir anda kendimi karşı bloktaki noel süslemeli evlere bakarken buldum.
Bir insan neden yıl başı geldi diye ağaç süslerki diye düşündüm. Sonuçta bizim kültürümüzde noel diye bir kavram yok.  O yüzden noel kutlamak, hele de ağaç süslemek gibi bir kavram neden olur anlayamadım. Kendi kültürümüze ait tüm adetleri yerine getirmediğimize göre başka kültürdeki adetleri uyguluyor olmamız da çok garip gelmedi sonradan. Bunu düşünerken kafamı yan tarafa çeviri vermişim. O anda yan bloktaki bir dairede bulunan devasa tv çarptı gözüme. O tvnin o duvarda durması evdeki oturma kapasitesini azaltmıştır dedim. Eğer L şeklinde bir koltukları varsa, sorun olmaz diye düşündüm. Acaba biz de eve L koltuk mu alsak dedim. Eğer L koltuk alırsak kısa bacağının cam kenarına gelmemesi gerekir, yoksa camı kullanmayız dedim. Acaba ayrılabilen L koltuk var mı diye düşünürken, ayrılabilen L koltukların bitişik olanlar kadar güzel durmayacağına karar verdim. Teknoloji çok ilerledi sonuçta, L nin kısa bacağının cam kenarına gelmeyeceği tasarımların da olabileceği geldi aklıma.
L koltukla ilgili böyle ileri geri düşünürken Leyla ile Mecnun’da Mecnun’un yaptığı L mi koltuk esprisini hatırladım, bir süre sırıttım. Sonra Burak Aksak geldi aklıma, gerçi aklımdan pek çıktığı da söylenemez hani; Tv senaristi olarak anılmak istemiyorum demişti bir ara. Acaba ne yapmak istiyor ki dedim kendi kendime. Kitap mı yazmak istiyordur diye düşündüm. Kitap yazacak olsa ne yazarki acaba diye kafamda kurarken aklıma Dublorün Dilemması geldi. Acaba onun yazarı gibi şeyler yazmak ister mi diye düşüncelere dalmışken bir anda yazarın soyadını hatırlayamadığımı farkettim. Adı Murat’tı. Acaba soyadı neydi ki diye düşünmeye başladım. Neyse ki çok geçmeden Murat Menteş geldi aklıma da rahatladım.
Beynimi çalıştırma çabamdan olsa gerek bir anda kendime geldim. Hiçbir şey düşünmemek için çıktığım balkonda, soğuktan donarken saçma sapan şeylere dalıp gitmişim. İnsan kontrolü bırakınca saçmalamasının sınırı yokmuş meğer, onu farkettim.

Reklamlar