Mecnun’un acı çeken, çaresiz halini her gördüğümde içimde birşeylerin parçalandığını hissediyorum. Öyle ki acıyı çeken o değil de benim sanki. Mecnun’un yaşadığı şeylerin hiçbirini yaşamadım ben hayatımda. Bu denli aşık olduğum hiç kimse olmadı bugüne kadar. Uğrunda bu kadar fedakarlık yapabileceğim, bir kerecik dokunabilmek için canımın yanmasını göze alabileceğim biri hiç olmadı hayatımda. Ben aslında Mecnun’a ya da onun Leyla yüzünden acı çekiyor olmasına üzülmüyorum; ben, bu duyguları tadamadığım için, kendime üzülüyorum. O, sevgilisinin ölümüne ağladığında, ben ona zarar geldiğinde üzüleceğim bir insan olmadığına üzülüyorum. Aşkı belki de hiçbir zaman bu denli yoğun yaşayamayacağım için, bu kapkatı kalbime üzülüyorum. Mecnun ağlıyor, ben ağlıyorum, Mecnun acı çekiyor ben acı çekiyorum. Tek farkımızsa, o duyduğu aşk için kahrolurken ben hiçbir zaman sahip olamayacağım aşk için kahroluyorum.

Reklamlar